II. Uluslararası Yapı Biyolojisi Kongresinin ardından...

7/19/2018
ETKİNLİKLER

II. uluslararası Yapı Biyolojisi Kongresi Almanya’nın Rosenheim şehrinde 08-09 Haziran 2018 tarihlerinde gerçekleştirildi. Ev sahipliğini Alman Yapı Biyolojisi ve Sürdürülebilirlik Enstitüsü İBN’nin yaptığı kongreye Türkiye Yapı Biyolojisi ve Ekolojisi Enstitüsü- YBE’de davetli olarak katıldı.

“Yapı Biyolojisinin 2025 yılı gündemi” mottosuyla buluşan yaklaşık 350 uzman sunum ve paylaşımlarıyla, geleceğin insancıl yaşam alanlarını, doğal yapı malzemelerindeki gelişmeleri ve sosyal sürdürülebilirliğin sağlanması için mimariye düşen görevleri tartıştı, değerlendirdi. Buna örnek çalışmalar gösterildi. Günümüzdeki örneğin “göçmen” sorununa salt Avrupa ölçeğindeki çözüm arayışlarını semptom tedavisine benzeten YBE, bunun Yapı Biyolojisinin “bütüncül” bakışı ile örtüşmediğine işaret etti. Yerel yaşam alanlarının sosyal sürdürülebilirliğine duyulan ihtiyacın, tarihin hiçbir döneminde günümüzdeki kadar önemli olmamış olduğuna işaret eden YBE, bunun için uluslararası ilişkilerin güçlendirilmesi ve ortak projelerin arttırılması çağrısında bulundu.

Açılış konuşmasını Alman Yapı Biyolojisi ve Sürdürülebilirlik Enstitüsü İBN adına yapan Winfried Schneider, kongrenin gündemi olan 2025’in bir “hedef” değil, bizi sürekli ileriye taşıyan bir “yol” olduğunu vurguladı. Schneider’in, özellikle tüketim alışkanlıkları ile yapı biyolojisi arasındaki ilişkiye odaklanması dikkati çekti.

Zehirsiz doğal boya ve ahşap koruyucu ürünleri ile dünyada öncü olan AURO firmasının kurucusu Dr. Hermann Fischer, yapı malzemelerinin fosil temelli kaynaklardan biyojen temelli kaynaklara kaçınılmaz dönüşümünü, buna örnek yeni malzemeler üzerinden anlattı.

Yapı Biyolojisinin en üretken araştırmacı ve yazarlarından Holger König, enerji tasarrufu yönetmeliklerinin kısırdöngülerine işaret ederek, bunun yerine geliştirilen bütüncül sürdürülebilirlik değerlendirmelerini sundu. Almanya’nın ilk doğal yapı malzemeleri marketinin kurucusu Ulrich Steinmeyer’de geleceğin emlak sektöründe, doğal yapı malzemelerinin belirleyeceği tercih rolünü anlatarak, karar süreçlerinde sağlıklı yapının ön plana geçeceğini vurguladı. 

Çağdaş ve geleneksel kerpiç mimarlığının dünyada en önemli isimlerinden Prof. Gernot Minke ise, kerpiç ile gerçekleştirdiği endüstriyel çağdaş uygulamalarının yanında, özellikle bu teknolojileri henüz olmayan ülkelerdeki öncü deneysel ve yerel çalışmalarını göstererek, malzemenin evrenselliğini ve zamansızlığını bir kez daha ortaya koydu.  

Soldan sağa: Gernot Minke, And Akman

Teknoloji tutkunları için Kongrenin en çarpıcı sunumlarından birisini ise Dr. Manfred Mierau yaptı. İç ortamlardaki elektromanyetik kirliliğin insan sağlığına etkileri üzerine dünyada ki ilk doktora çalışmalarından birisini yapmış ve bu alanda birçok bilimsel araştırması olan Mierau, günümüzde “akıllı ev” olarak pazarlanan yapılardaki, ısıtma sisteminden aydınlatmaya, akıllı beyaz eşyalardan ses ve gölgeleme otomasyonlarına kadar, dalga boyları ile iletişim kuran  kablosuz cihazların neden olduğu elektrosmog yoğunluğunun zararlarını belgeledi ve bu teknoloji bağımlılığının neden olduğu doğal değer kayıplarına da dikkati çekti. 

Yapı Biyolojisinin “temel ilkeleri” bundan 40 yıl önce yazılmaya başlanmış ve kapsamı günümüze kadar sürekli geliştirilmiştir. Bu gelişme sürecini ve gelinen güncel noktayı anlatan yapı biyoloğu ve biyolog Pamela Jenter, üzerinde çalışılan ve kabul gören 25 temel ilkenin daha bütüncül kapsamlarının neler olduğunu madde madde açıkladı. Kongrenin en renkli sunumlarından biri hiç kuşkusuz, renk ve ışık uzmanı Prof. Albert Fischer tarafından paylaşıldı. Fischer, “doğru yapay ışık nedir, nasıl olmalıdır’ı, insan canlı türünün göz tasarımının evriminden başlayarak anlattı. Böylelikle günümüzde görme bozukluklarının ekvator çizgisinden kutuplara doğru niçin yaygınlaştığını ve bunu önlemek için hangi gün/ışık aralıklarının yapay aydınlatma ile sağlanması gerektiği, tartışıldı.

Yapı Biyolojisi Enstitü temsilcileri ile panel

Son olarak da Karlheinz Müller “2025 yılında yapılar ne yapabilmeli?” sorusuna cevaben başta yapının gerekliliği değerlendirmesine öncelik verdi. Karbon ayak izinden geri dönüştürülebilirliğine, sürüdürülebilir yapı malzemelerinden insan ve çevre sağlığına etkilerine kadar tüm değerlendirmelerin “gereklilik ve ölçek” değerlendirmesinden sonra geldiğini anlattı.

Soldan sağa: YBE kurucusu And Akman, Japon Yapı Biyolojisi Enstitüsü kurucusu Dr. Tusuneo Ishikawa

 Birbiri ardına bilgi ve vizyon yüklemesiyle geçen konuşma ve sunumların ardından düzenlenen forumda, uluslararası iletişimin daha kolay gelişmesi için bir    online network ağı oluşturulması kararlaştırıldı. Ayrıca bir sonraki buluşmaya da YBE’nin ev sahipliği yapması kararlaştırıldı. 24-28 nisan 2019 tarihleri arasında Urla’da düzenlenecek bu Forum, yapı biyolojisi alanında ülkemizdeki ilk uluslararası buluşma olacak.  

 
And Akman

And Akman, 25 yıldır yapı biyolojisi ve ekolojisi üzerine sürdürdüğü uluslararası akademik ve mimari çalışmalarına Mimar Sinan Üniversitesinde aldığı eğitimle başladı. Eğitimini New York Üniversitesi (New York University), ardından da Alman Yapı Biyolojisi Enstitüsü’nde (Institut für Baubiologie + Ökologie) sürdürdü. Almanya’da bulunan Lichtblick Mimarlık Bürosunda 17 yıl süresince uluslararası ekolojik mimari proje ve yapı uygulamaları gerçekleştirdi. 2007 yılında Türkiye'ye döndü ve çalışmalarına Türkiye'de devam etme kararı aldı. 2014 bahar yarıyılından itibaren Konya Selçuk Üniversitesine davet edildi ve "Çağdaş Kerpiç Yapı Proje Yürütücüsü” olarak bu alanda eğitim vermeye başladı. Aynı zamanda Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (United Nations Development Programme) Binalarda Enerji Verimliliğinin Arttırılması Projesi’ne danışmanlık yapan Akman; halen, kurucu ortağı olduğu "eds+architecture (www.eds-a.com)"da uluslarası mimari proje ve uygulama çalışmalarını sürdürüyor. Yapı biyolojisi ve ekolojisi konularında uluslararası alanda makaleler yayınlıyor ve bu alanda konuşmacı olarak davet edildiği üniversitelerde ve katıldığı konferanslarda bilgi ve tecrübelerini paylaşmaya devam ediyor.

İlişkili içerikler